23 Şubat 2014 Pazar

ÖZBARAN KALP NAKLİNİ ANLATTI

Prof. Dr. Mustafa ÖZBARAN KALP NAKLİNİ ANLATTI

 


http://www.youtube.com/watch?v=yTVM8uXT5sc

Ege Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi, 27 yılda 35 bin 874 ameliyat gerçekleştirdi.



Ege Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi, 27 yılda 35 bin 874 ameliyat gerçekleştirdi.

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda 27 Yılda 17 bin 17'si açık kalp ameliyatı olmak üzere 35 bin 874 ameliyat gerçekleştirildi.
"1998 yılında başlayan kalp nakil çalışmaları aynı hızda artarak devam etmekte.Türkiye'de yapılan kalp nakillerinin üçte biri ve yapay kalp cihazlarınında yüzde 50'sini fakültemizde gerçekleştiriyoruz. Bu operasyonlar bir ekip işi. Bu doğrultuda destek veren öğretim üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum."
NAKİL EKİBİNDE KİMLER VAR?
Bu başarılı operasyonları gerçekleştiren, bir süre önce 1 yıllık ücretsiz izin alan Prof. Dr. Mustafa Özbaran başkanlığındaki kalp nakli ekibinde şu isimler yer alıyor:
Kalp Damar Cerrahisi'nden Prof. Dr. Tahir Yağdı, Doç. Dr. Çağatay Engin, Uzm. Dr. Serkan Ertugay; Çocuk Kalp Damar Cerrahisi Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Yüksel Atay, Doç. Dr. Fatih Ayık; Kardiyolojiden Prof. Dr. Sanem Nalbantgil, Prof. Dr. Mehdi Zoghi; Anesteziden Prof. Dr. Fatma Aşkar, Doç. Dr. Seden Kocabaş; Çocuk Psikiyatrisi'nden Doç. Dr. Burcu Özbaran; Psikiyatriden Prof. Dr. Hayriye Elbi, Doç. Dr. Ayşin Noyan; Fizik Tedaviden Doç. Dr. Hale Karapolat; Patolojiden Prof. Dr. Funda Yılmaz, Prof. Dr. Deniz Nart; Enfeksiyon Hastalıklarından Prof. Dr. Çağrı Büke; Çocuk Kardiyolojisinden Doç. Dr. Zühal Ülger; Göğüs Hastalıklarından Uzm. Dr. Pervin Korkmaz Eknen, Çocuk Göğüs Hastalıklarından Doç. Dr. Figen Gülen; Koordinatör olarak Uzm. Hem. Sultan Kapusuz, Hem. Sinem Aras ve Hem. Tennure Arabacı.
Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda Nakil Ekibinin dışında ayrıca Prof. Dr. Hakan Posacıoğlu, Prof. Dr. Tanzer Çalkavur, Prof. Dr. Anıl Ziya Apaydın, Prof. Dr.Fatih İslamoğlu, Doç. Dr. Fatih Ayık ve Doç. Dr. Emrah Oğuz da görev yapıyor.
İLKLERİN İÇERİSİNDE 50 OPERASYONU BULUNUYOR
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Yüksel Atay, şunları söyledi:
"EÜ Kalp ve Damar Cerrahisi olarak 1986 yılından bu yana hizmet vermekteyiz. Bugüne kadar dünyada ve Türkiye'de ilklerin içerisinde 50 operasyonumuz bulunmakta. Bunun haklı gururunu yaşıyoruz. Türkiye'nin her bölgesinden hastalarımıza hizmet veriyoruz. Oldukça geniş bir hasta potansiyelimiz var."
"GİDEREK DAHA ÇOK GÜÇLENİYORUZ"
Kalp nakli ekibinde görev yapan Prof.Dr. Tahir Yağdı, 1998 yılında başlayan kalp nakli serüvenine 2013 yılında da aynı hızda devam ettiklerini söyledi. Prof.Dr., şöyle konuştu:
"O dönemlerde amacımız EÜ Hastanesini kalp yetmezliği cerrahi tedavisindeTürkiye'de önde bir merkez haline getirmekti. Buraya başladığımızda sayın hocamız Prof. Dr. Mustafa Özbaranla birlikte zorlu bir yola çıktığımızın bilincindeydik ve bugüne kadar inancımızı kaybetmeden devam ettik. Fakat bu yolda arkamızda iyi bir ekip vardı ve hep desteklerini hissettik. Özellikle kardiyolojiyle olan yakın bağlarımız ve diğer anabilim dallarınında bize destek vermesi ile giderek güçleniyoruz. Ayrıca ilave etmek istediğim bir konu da bu nakilleri yaparken bize her türlü konuda yardımlarını esirgemeyen Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Candeğer Yılmaz'a hem ekibimiz hem de fakültemiz adına teşekkür ederim." - İzmir

22 Ekim 2013 Salı

Organ nakli beklerken ölüyorlar


Türkiye'de kalp nakli bekleyenlerin yüzde 57'si, karaciğer bekleyenlerin yüzde 55,27'si, böbrek bekleyenlerin ise yüzde 6,86'sı nakil olamadan yaşamını yitiriyor.
İSTANBUL -  Türkiye ’de, Sağlık Bakanlığı sistemine kayıtlı 28 bin 392 kişi, organ nakli için sıra bekliyor. 2013 yılının ilk 10 yılında Türkiye genelinde 5 bin 519 nakil gerçekleştirildi, ancak nakil için sırada bekleyen hastalardan birçoğu sıra kendilerine gelemeden hayat mücadelesini kaybetti. Kalp nakli bekleyen 86, karaciğer nakli bekleyen 367, akciğer nakli bekleyen 11, böbrek nakli bekleyen 940 kişi, nakil olamadan yaşamını yitirdi. Beyin ölümü gerçekleşen 1298 kişiden yalnızca 304’ünün organları bağışlandı.

Yaşar Üniversitesi, bu rakamlardan yola çıkarak, organ bağışı bilincinin yerleşmesi ve bağışın artmasına katkıda bulunmak amacıyla, Bornova İlçe Sağlık Müdürlüğü ile işbirliği yapıp kampanya başlattı.

YILDA 3 BİN ORGAN BAĞIŞI GEREKİYOR
Bornova İlçe Sağlık Müdürlüğü görevlileri, üç gün boyunca Yaşar Üniversitesi’nde stant açarak bağış topladı. Yetkililer, organ bağışının yanı sıra yüz gibi dokuların da bağışı konusunda her zamankinden daha fazla ilgi gördüklerini kaydetti. Bornova İlçe Sağlık Müdürü Dr. Tevfik Oğuz , organ bağışının artması gerektiğini belirterek şu bilgileri verdi: “Avrupa ülkelerinde, organ vericilerinin yüzde 80’i kadavra, yüzde 20’si canlı kaynaklıyken, Türkiye’de tam tersine organ vericilerinin yüzde 75‘i canlı, yüzde 25’si kadavra kaynaklı. Son yıllarda ülkemizde de kadavra verici bulma oranı az da olsa artmış görünüyor. Ancak bu yeterli değil. Batılı ülkelerle aynı seviyeye gelmek için Türkiye’de bir yılda 2 bin–3 bin arasında kadavra donör bağışının olması gerekiyor. Türkiye’de son derece başarılı organ nakilleri yapılmasına rağmen organ nakillerinin sayısı çok az.”

‘BANA NE ZAMAN SIRA GELECEK?’
Kampanyada ilk bağışı, kornea nakliyle görme yetisine yeniden kavuşan Yaşar Üniversitesi personeli Filiz Akar, tüm organlarını bağışlayarak yaptı. Gözündeki Keretokonus hastalığı nedeniyle kornea nakli yapılan 31 yaşındaki Akar, 1996 yılında hastalık teşhisinin konulduğunu, 2001 yılında ise kornea nakli yapılmasına karar verildiğini belirtti. Nakil için 4 yıl beklediğini ifade eden Akar, “Bir gözüm, bu hastalık nedeniyle hiç görmüyordu. Genetik bir hastalık olduğunu söylediler. 2005 yılında kornea nakli olarak sağlığıma kavuştum. Organ beklemek, her gün, ‘Acaba bana ne zaman sıra gelecek’ diye beklemek stresini yaşamak nedir çok iyi biliyorum. Bu nedenle tüm organ ve dokularımı bağışladım” diye konuştu.

EN ÇOK BÖBREK NAKLİ BEKLENİYOR
Türkiye’de, Sağlık Bakanlığı verilerine göre, sisteme kayıtlı 28 bin 392 kişi, organ nakli için sıra bekliyor. 2013 yılında bugüne kadar çeşitli hastanelerde 5 bin 519 nakil gerçekleştirildi. Bu sayı, 2 bin 311 böbrek, 46 kalp, bin 1 karaciğer, 25 akciğer, 1 kalp kapağı, 3 pankreas, 2 bin 132 de kornea nakli olarak ortaya çıktı. Organ nakli bekleme sırasında ise birinci sırayı böbrek bekleyenler alıyor. Ülke genelinde, 20 bin 799 kişi böbrek, 385 kişi kalp, 2 bin 57 kişi karaciğer, 40 kişi akciğer, 2 kişi ince bağırsak, 3 kişi kalp kapağı, 233 kişi pankreas, 4 bin 873 kişi ise kornea için nakil sırası bekliyor. Yine bakanlık verilerine göre kamu ile üniversite hastaneleri ve özel merkezlerde tedavi gören 56 bin 44 diyaliz hastası bulunuyor.

Bağışçı da İstanbul 1. sırada 
Bakanlık kayıtlarına göre, 2013’te bugüne kadar Yoğun Bakım İzleme Sistemi ile takip edilen 1298 hastanın beyin ölümü gerçekleşti. Ancak bu hastalardan yalnızca 304’ünün ailesi organlarının bağışına izin verdi. İzmir , beyin ölümü gerçekleşen hastaların organlarının bağışlanma izni alanında Bursa ile birlikte yüzde 32’lik oranla Türkiye birincisi konumunda. İzmir’de, beyin ölümü gerçekleşen 148 hastanın 47’sinin aile onayıyla organları bağışlandı. 2013’te 2 bin 663 canlıdan nakil gerçekleştirilirken 304 nakil ise kadavradan yapıldı.
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre, 2008 yılından bugüne kadar İzmir’de 6 bin 181 kişi yaşarken organlarını bağışladı. En yüksek bağışçı sayısı ise 2013 yılında 10 Ekim tarihine kadar, 2 bin 116 kişi olarak gerçekleşti. İzmir bu rakamla, Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İstanbul ve Adana’nın ardından 3. sırada bulunuyor. İstanbul’da 3 bin 411 kişi, Adana’da ise 3 bin 178 kişi yaşarken organlarını bağışladı. Türkiye genelinde ise toplam 16 bin 9 (RADİKAL)

27 Ağustos 2013 Salı

10 yıldır başkasının kalbiyle yaşıyor /Yorumlar



10 yıldır başkasının kalbiyle yaşıyor

 Yorum sayısı: 1 - 7 / 7
 1 
18.12.2010 00:18:09
Hocam keyfinize bakın, istatistiklerle hiç ilgilenmeyin, her hasta ve hastalık kendine özeldir. Mutlu nice yıllar dilerim.
17.12.2010 16:53:48
sistemde bilmediğimiz olaylar cereyan ediyor... beş duyu ile algılayamadığımız... gerçek ölümüm son anına kadar kişinin arınması görevli meleklerle devam eder... siz onların fişini erken çekerek diğer boyuta geçecek olanın berzah(geçiş) boyutundaki arınmasını engelliyorsunuz... sırf kendiniz için...
17.12.2010 12:08:45
Şair Dostum, Güzel İnsan Ayhan ÇIKIN'a takma kalple uzun yaşama rekorlarını parçalamasını ve yüzünden gülümsemesinin eksik olmamasını, şiirleriyle, düşünceleriyle daha uzun yıllar bizi aydınlatmasını dilerim. Sağlıklı daha nice baharlarda birlikte olmak üzere. Senin beynini ve kalbini seviyoruz !
17.12.2010 09:51:57
Ayhan beyin resmine baktigim'da,idael kiloda olmadigi gözüküyor.Spor yapsin bence sonra 23'lük kalp olsa bilene onu tekrar'dan rahatsiz eder!
17.12.2010 09:15:54
Yaziyi okuyunca cok duygulandim.Allah daha uzun omurler versin.Kimseyide organ bagislamak ve organ beklemek durumunda birakmasin.Umarim silah gelistirmeye harcanan paralarin en azindan kucuk bir kismi, yapay organ gelistirmeye adanir.Dunyanin en degerli varligi insandir,onlarsiz bir anlami yoktur.
17.12.2010 08:42:26
aslında organ bağışlamak mantıklı geliyor ama bir taraftanda korkuyor insan. organ bağışlayan insanların kimlik bilgilerine ulaşmak bir şekilde mümkün. kazaya felan kurban gider diye korkuyor insan. sürekli bu konuda filmler çekiliyor gazetelerde organ mafyalarıyla ilgili haberler çıkıyor....
17.12.2010 02:48:23
Bende bundan 6 yıl önce Kalp nakli geçirdim ve şükürler olsu gayet sağlıklı ve mutluyum. Organ bağışı mutlaka desteklenmeli.

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Prof. Dr. Mustafa AKIN’ın Yazısı

Sayın Nevzat Çağlar Tüfekçi,
Sayın Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN hocamız Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi olarak  görev yaptığı dönemde  ayni üniversitenin mensubu olmak nedeniyle sağlık problemleri olduğunu ifade ederek görüşme isteği üzerine hekim hasta ilişkimiz başlamış oldu. Biz hekimlerin dostlukları hasta yakını olma durumu, bizzat kişinin kendisinin hasta olması üzerine bir vesile ile kurulur. Tarım ekonomisi ağırlıklı akademik çalışmaları olan hocamızla sağlık nedeniyle başlayan dostluğumuz hafta sonları İzmir- Kemalpaşa’daki kiraz bahçesinde neşeli, yapıcı ve kalıcı sosyal ilişkilerle giderek büyüdü. Hocamızın rahatsızlığı ileri kalp yetersizliği tablosuydu. Öneriler, yoğun ilaç tedavisi, istirahat etmesi yönünde telkinlerimiz dinamik yapıya sahip Ayhan hocayı psikolojik olarak giderek yıpratmaya başlamıştı. Daha çok çalışıyor, akademik kulvarda kendini daha çok yoruyor, sanatçı yönüyle ilgili şiirlerini hiç aksatmadan yazmaya çalışıyordu. Hastalığının seyri hızlanmış, ilaç dozları yeterli olmamaya başlamıştı. Daha çabuk yoruluyor, terliyor, nefes almada güçlük çekiyor, kısacık yürüme mesafelerinde hemen yoruluyordu. Artık sıkıntısı tolere edemeyeceği şekilde kendisini rahatsız etmeğe başlamıştı. Hastaneye yatışlar  sıklaşmış, yattığı yerde bile zorlukla nefes alır hale gelmişti. Tedavi seçenekleri giderek azalıyor, tıbben bir şeyler yapamamanın çaresizliğini bir tıp mensubu olarak her an hissediyor olmanın üzüntüsü bizi sonuç hakkında zaman zaman daha karamsar yapıyordu. Artık dönüşü olmayan bir yola girdiğimizi düşünüyor, sona kendimizi yavaş yavaş hazırlamaya çalışıyorduk. Üniversitemiz Kalp-Damar Cerrahisi Türkiye’de kalp nakli konusunda referans bir merkez, Hocamızı bir kalp nakli kurtarabilir. Hazır bir kalp olacak bizde onu hocamıza nakledeceğiz. Geriye doğru bakınca ne kadar ütopik düşünebiliyoruz. Aylarca hastanede yatan Ayhan hocanın kalp gücü artık sıfırı tüketmiş, zaman zaman kalp masajı, bazen elektriksel şoklamayla onu hayatta tutmaya, organlarının sağlığını korumaya çalışıyorduk. Biz tıbbi olarak uğraşımızın maksimumunda, hoca direncinin son noktasındayken işte mucize Cumaovası yakınlarında bir genç motorsiklet kazası sonucu hayatını kaybediyor, aile kalbini bağışlıyor, o genç kalp Ayhan hocaya, Ayhan hocanın sevenlerine , biz Ege Üniversitesi ailesine, akademi dünyasına, sanat dünyasına umut oluyor, ışık oluyor. Kalp cerrahi ekibi başarılı bir şekilde kalbi naklediyor, dinamik Ayhan hocamıza genç kalp ile mutlu, sağlıklı, başarılı bir yaşam dilemek mutluluğunu yaşadığımız için kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Artık Hocamız yürüyor, konuşuyor, tartışıyor, şiir yazıyor, yorulmuyor  sanki hiç hasta olmamış gibi dinamik, hareketli, esprili özetle yeniden doğmuş gibi dersek yanlış bir tanımlama yapmamış oluruz.
Günler ayları izledi artık hocamız tamamen normal yaşantısına dönmüştü. İzmir’de yayın yapan bir televizyondan sağlıkla ilgili bir program yapmam ve de moderatörlük görevini üstlenmem istendi. Ben de güncel olması nedeniyle kalp yetmezliği konusunu işlemeyi ve bu oturuma kalp naklini yapan Prof. Dr. Mustafa Özbaran’ı, kalp naklinde koordinatörlük yapan Prof. Dr. Sanem Nalbantgil’i ve Hocamız Ayhan Çıkın’ı davet etmeyi uygun buldum. Çok güzel bir açılımla kalp yetmezliğini işledik  neler yapılabildiğini anlattık, sorular aldık onları cevaplamaya çalıştık. Yıllardır kafamda ütopik bir soru vardı, duygusal yaşamımızda beyin mi ? Kalp mi ?  İşte tam sırası dedim ve Hocamıza bir soru yönelttim . “Sayın Hocam  siz şiir yazıyorsunuz, sanatçı yönünüz var, duygusal durumunuzda,  sevginizde bir değişiklik oldu mu?” dedim. “Hayır hiçbir değişiklik olmadı” cevabını aldım, bunun üzerine “gençler artık sevgilinizin adını ağaçlara  çizeceğiniz kalbin içine yazmayın, sevgilinize duygularınızı beyin resmi çizerek anlatın” şeklinde ifade ile söyleşimizi bitirdim. Benim için ve bir çok kişi için ütopik olan bir soru da cevabını bulmuş oldu.
Ayhan hocam akademisyenlik özelliğinden olsa gerek hep öğretti, yönlendirdi, düşündürdü, mücadelenin ne olduğunu, kaygan kuyuda da olsanız pes etmemeyi, dik durmayı başarılı olmak için mücadele etmenin gerekliliğini anlatmaya çalıştı. İyi ki varsın Ayhan hocam, ne mutlu sizin gibi Ayhan Hocası olanlara. Saygılarımı sunuyor, sağlıklı,  mutlu bir yaşam diliyorum.

Prof. Dr. Mustafa Akın
EÜTF Kardiyoloji ABD Öğretim Üyesi

İzmir- Bornova,  9-6-2013

30 Haziran 2013 Pazar

ÖZBARAN İLE RÖPORTAJ


Nevzat Çağlar Tüfekçi’nin Mustafa Özbaran’a, Ayhan Çıkın’ın kalp nakliyle ilgili soruları ve yanıtları :
1-    Prof. Dr. Ayhan Çıkın’ın kalp nakli ameliyatıyla ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Ayhan hoca ile ilk kez Kardiyoloji kliniği yogun bakın karşılaşmış ve durumunu konuşmuştuk yıllarca kalp yetmezliği ile uğraşmış yolun sonuna geldigini hissetmiş oldukça yorgun bir durumdaydı. Kalbinin çalısmasını güçlendirme amacı ile birçok ilaç almakta ve moral olarak çok kötü durumda idi Cerrah olarak kendisi için ancak uygun donor bulunca kalp nakli yapabilmek olduğunu açıkladık ve kendisini acil listesine koyduk

2-    Ameliyat öncesi ve sonrasında nasıl bir süreç yaşandı?
Oncesinde bilinci tama yakın kapalı uyaranlara yanıt vermiyor idi, hatta nakil yapma konusunda bile tereddüt yasadık diyebiliriz. Ancak son ana kadar kendini bırakmamış kalp performansindaki bozukluk metabolizma ve ruhsal dengesini tamamen alt üst etmişti ve yeni kalp ile herseyin normale döneceğine inanarak operasyonu gerçekleştirdik.
Nakilden sonra tüm tablo hızla düzeldi gözlerini dünyaya ikinci kere çok güçlü açtığı an ekipce çok sevindik. Daha sonra normal sıkıntılar dışında bir sorunla karşılaşmadık hersey olağan gelişti

3-    Hastanın o andaki psikolojik durumuyla ilgili gözlemleriniz?
Yukarıda anlattım

4-    Sizlerin ekleyeceği, başka söylemek istedikleriniz…
200'e yakın yaptıgım kalp nakli operasyon ları arasinda bende en fazla iz bırakan şahsiyetlerden olmuştur. Her yeni bir şiirini veya kitabını okuduğumda, yeni bir goreve soyunduğunu haber aldığım da . Yüzüme tatlı bir tebessüm çöker ve geçtiğimiz o fırtınamsı günler aklıma gelir iyi ki yapmisiz derim. 

Topluma tüm beynini herseyini adamış bir insana, toplumun bir hediyesidir o kalp.....

Prof.Dr.Mustafa Özbaran
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Bornova-İzmir Türkiye

Mustafa OZBARAN M.D.
Professor, Cardiac Surgeon

İş.   : +90(232)3904050

1 Haziran 2013 Cumartesi

“… toplumun bir hediyesidir o kalp…”



Kalp nakli ve yapay kalp nakli operasyonları ile kök hücre tedavisiyle kalp kaslarının onarılmasında çığır açan başarılı operasyonlara imza atan bir isim olarak ülke genelinde tanınan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özbaran’ın 2000 yılında kalp naklini gerçekleştirdiği Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN   ile ilgili değerlendirmesi :

“Topluma tüm beynini, her şeyini adamış bir insana, toplumun bir hediyesidir o kalp…”

“200'e yakın yaptığım kalp nakli operasyonları arasında bende en fazla iz bırakan şahsiyetlerden olmuştur. Her yeni bir şiirini veya kitabını okuduğumda, yeni bir göreve soyunduğunu haber aldığım da, yüzüme tatlı bir tebessüm çöker ve geçtiğimiz o fırtınamsı günler aklıma gelir, “iyi ki yapmışız” derim. 
Topluma tüm beynini, her şeyini adamış bir insana, toplumun bir hediyesidir o kalp.....”

Prof. Dr. Mustafa Özbaran
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Bornova-İzmir Türkiye