19 Temmuz 2012 Perşembe

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN -14


ÇAĞRI
 
 
Açıklama : Mustafa Karataş[1]
Şiiri yorumlayan : Naime AKDEMİR [2]
 
 
Her şeye rağmen hayat yaşanmaya değer ve öylesine güzel ki! Ve bütün güzellikler insan için ise öfke, kaygı, üzüntü ve depresyonun hayatımızda ne işi var? Bakın, aslında halkımız da bunun farkında. Bir Karadenizli şöyle der: ‘Baktun olmay, bakmayacaksun!’ Şair de halkının sesine kulak verir ve o da bir çağrı’da bulunur: Atın gitsin!


ÇAĞRI
 
çık  sabahın ilk saatlerinde
buluşsun nefesin tan yeliyle
sarsın her yanını gün ışınları
en ücra yerlerinden öpsün sular
uyandır çiçekleri kuş sesleriyle
duymazlarsa
at  gitsin
 
 

birden takılıp kalıyorsun belki
geçmişten kalan kahırlı bir derdi
şöyle savur saçlarını rüzgara
taze bir gül kokusu al burnuna
düşünme kalleşliklerini dostların
at gitsin
 
 

dolaş, gez, selamlaş tüm yaratıklarla
gel gir gecenin en yoksul koynuna
çık dağlara , seviş ağaçlarla ,kuşlarla
yüreğini yıka bir derenin kumsalında
karıştır acılarını sulara
at gitsin
 
 

geceleri yıldızları  çağır odana
çiçekleri tozlaştır arı kanatlarında
balıklarla oynaş dere kıyılarında
seslen göğün en yüce katındakilere
vermezlerse yanıt
at gitsin
 
 

aç göğsünü sevdanın sonsuzluklarına
tut ellerinden üşümesin geceler
çık gel en beklenmedik anlarda
çağır uykularında çılgın Orphée'yi
gelmezse
at gitsin


T. Ayhan ÇIKIN

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN -13


DIŞARIDA KAR VAR

        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Buse BİLLOR [2]

Hadi, Ege’nin incisi İzmir’e gidelim kısa bir süre için.
Aylardan mart olsun, vakit de gece yarısı. Şaşılacak şey, kar yağıyor İzmir’e. Gözlerinizi biraz daha açıp pencereden iyice bakıyorsunuz. Evet, gerçekten karanlığın içinden tane tane beyazlar dökülüyor.
Bu sahneyi yaşasaydınız ne hissederdiniz?
Peki, dışarıya baktığınız oda bir hastanenin odasıysa…
Siz de sessizliğe gömülmüş yalnız bir hastanede beyaz bir odada yalnızsanız bu manzara size ne hissettirirdi?
 Hele bir de telefonda en sevgilinizle konuşuyorsanız… Ona ne söylerdiniz?


DIŞARIDA KAR VAR

İzmir’e kar yağıyor
İnce çiçek döküntüleri
-İzliyorum pencereden karı-
     Sen yaz akşamlarını seversin bilirim
     Kar serpintilerinde ısıtıyorsun içimi


Körfez bulutlarla kaplı
Güneş kirli bir camın ardına gizlenmiş
Renginde bir başkalık var denizin
Kirli ve puslu bir gece sarmış İzmir’i


Bir kumru kanat çırpıyor pencerede
Ekmek kırıntılarıyla besliyor hastalar
Nerede güzelim yaz akşamları
Kar kelebek gibi geçiyor pencereden
Tuttu yine bacaklarımın siyatik ağrısı
“Kar yağıyor İzmir’e”
 … diyor telefonda sesin


Böyle yaşamazdım
Kösülüp hastane odalarında
İnfraruj ışınları süzülüp geçiyor
Bedenimin en ücra köşelerinden
Büyüdü yüreğimde acıların türküsü
Hasretim sağlıklı yaşama, yüreğe
Çarpıyor camlara birer kelebek ölüsü
Kar yağıyor İzmir’e 7 Mart gecesi


Dolarken odama hastanenin yalnızlığı
Artıyor gecenin dip dalgalarında ağrılar
Yanıp sönüyor uzakta Rasathane’nin ışığı
     Sen yaz gecelerini seversin bilirim
     “Dışarıda kar var”
     …. diyor telefonda sesin
     İzmir’in dağlarına
     Kar olmuş ayışığı
              T. Ayhan ÇIKIN
                        8 Mart 2004, E.Ü Tıp Fakültesi Hastanesi

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video





[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN -12


IŞIĞI BEYİNLERİNDE TAŞIYANLARIN TÜRKÜSÜ
 
 
        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Aslıhan ÜLKER [2]

Nefes ve ışık …
Anladım: Hayat nefes ve ışıktan ibaret. Hattatların, yazarken harflerin kusursuz olması için -ve belki de uzun ömürlü olmak için- nefeslerini tutmaya çalışmalarını anladım. Goethe’nin, nezle nöbetiyle hasta yatağında yarı bilinçsiz titrerken 22 Mart 1892 günü titrek parmaklarıyla bir şeyler yazmaya çalıştığı sırada “Daha fazla ışık!” diye seslenerek sinirlenmesini anladım. Anladım: Hayat nefes ve ışıktan ibaretmiş!
Şair T. Ayhan ÇIKIN’ın kalbi 2000 yılında artık son demlerini yaşıyordu. Nakil için uygun kalp aranıyordu. Varlık ile yokluk arasındaki bu çizgiyi bir tesadüf belirleyecekti. Ve bir mucize oldu. Asıl kalbin bittiği gün uygun bir kalp bulundu. Gencecik bir delikanlının, Cem Canbay’ın delikanlı kalbi. Biliyor musunuz, kalp bulunduğunda doktorlar arasında şöyle bir tartışma yaşanmış: “Acaba bu yeni kalbi Ayhan Çıkın’a naklederek heba etmesek de daha genç birine mi versek!” Neyse ki şair kendine gelip gözlerini açtığında artık yirmili yaşlarda bir kalbe sahiptir.    
Şair, kendisine kalp nakli yaparak ve ona yeniden nefes alma fırsatı ve yine ışığı görebilme imkânı tanıyan, kısaca onu yaşama döndüren doktoraları için de  bir türkü söylemiştir.
Ne kadar garip bir dünya değil mi? Bir tarafta doktorlara el kaldıran insanlar, diğer yanda doktorları mitolojik kahramana dönüştüren bir insan. Şaire göre doktorlar, “ışığı beyinlerinde taşıyanlar”dır. Demek istiyor ki ışığa el kaldırırsanız karanlıkta kalırsınız!


IŞIĞI BEYİNLERİNDE TAŞIYANLARIN TÜRKÜSÜ
 
 
 
                  Prof. Dr. Mustafa AKIN
                       Prof. Dr. Mustafa ÖZBARAN
                                      ve
                       ekip  doktorları  için
 
                                       
Karanlığın ucundaki mumu
Işıktan elleriyle büyütenler
Kalbimin atlasını mehdi elleriyle dokuyanlar
Yüreğimin ücra köşelerindeki kabelere
Elleriyle nice sanemler kuranlar
Kara dikenler üstünde 
Kırmızı karanfiller açtıranlar
Doktorlar, doktorlarım benim
Kalbimin ustaları mustafalarım benim
Nasıl yazsam şiirlerinizi sizin?
 
 

Ölüm nehrinin kenarına ulaşıldığında
Avuçlarındaki ışıkları kalplere serpenler
Gökyüzündeki kara bulutları
                        -maviye çevirenler-
Şimşeği avuçlayıp yüreğime koyanlar
İsam,tahirim, oğuzum, doktorlarım benim
Kalbimin ustaları mustafalarım benim
Nasıl bestelesem şarkılarınızı sizin ?
 

 
Bir promete gibi ışığı beyinlerinde taşıyanlar
Kara toprağa düşmüş tohumu çatlatanlar
Beyinlerindeki bilgiyi karanlık sulara ekenler
Bir gece vakti kalbimin ışığını yakanlar
Sanemim,ayşinim,muradım, doktorlarım benim
Kalbimin ustaları mustafalarım benim
Nasıl söylesem destanınızı sizin ?
 
 
Doktorlarımla yürüdüm
-dar, sığ patikalarında yaşamın-
korkmuştum,yorulmuştum yılları sürükleyen sulardan
ve hasrettim
               gülmeye
                      ağlamaya
                            ve yaşamaya
Şimşekler çaktıran, yanardağlar uçuran
Kalbimin köşesindeki babamın "korkma" sözü
İsası, ,tahiri,sanemi,cemili
Ve yeryüzü mehdileri
Bir ipekböceği gibi 
Dokumaktalar kalbimin çiçeğini
Coşkun bir sevdayla aşarken yeryüzünü
Doktorum, doktorlarım, mehdilerim benim
Kalbimin ustaları mustafalarım benim
Nasıl yazsam şarkılarınızı sizin ?
 
 

Yaşadım hayatı güz bahçelerinde
Ölüm nehrinin kenarına güller diktim şarkılardan
Gökyüzünün mavilikleriyle mayaladım karanlıkları
Bir türkü söyler gibi dans ettim ölüm sularında
"Ne olursa olsun" dedi mustafalarım "bu yaşam sürecek"
"saçlarında ozanın gün ışığı eksilmeyecek"
Beyinlerindeki bilim ışığını yüreğime sundular
Ölüm nehrine iki gün kala
Karadikenler üstüne akgüller kondurdular
Doktorum, doktorlarım,onurlarım benim
Kalbimin ustaları mustafalarım benim
Nasıl söylesem türkülerinizi sizin? 


T. Ayhan ÇIKIN

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN -11


ORTAK KALPLER TÜRKÜSÜ

        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Funda ÖNDER [2]

İnsan bu…
Dünyada her zorluğun üstesinden gelebilen, her türlü değişikliğe uyum sağlayabilen canlı… Şair, bunun farkında olan insan ve şair kalbini rehin bıraksa da, ödünç bir kalp taşısa da yine sonunda bir tek kalp taşıdığının farkında. Şöyle düşünüyor olmalı: “Sevgiliye gönül versem ve onun da gönlünü alsam yine birer kalbimiz olmaz mı bizim!” 
Hem yürek var bu kalpte,  hem de gönül ve katıksız bir insan sevgisi.
Bir de tabii ki vefa!
Şair T. Ayhan ÇIKIN, kalbini ödünç aldığı Cem Canbay’ı asla unutmadı, unutamadı. Cem için şöyle söyledi bir konuşmasında: “Benim yerime onun yaşamasını tercih ederdim!”
Onun için bir de efkârlı türkü söyledi. İşte bu türkü “Ortak Kalpler Türküsü”dür ve söylenmesi hiç kolay olmamıştır:


ORTAK KALPLER TÜRKÜSÜ
 

                                     -Cem Canbay için-
            
                                    "güya ki yaprağın biri
                                       düşmüş de, ağaç
                                      kökünden sarsılmış gibi"
 
                                                       Hilmi YAVUZ
 
Coşkulu bir kahkahayla aşacaksın yeryüzünü 
çiçeklerde dolaşan binbir renktir gözlerin
akşamdır, inmiştir günışığı pencerene
çocukluğun koşuşturduğu bir avludur yüreğin
dilsiz, ama gülmesini bilen bir çocuk 
leylaklarda uçuşan kelebekler kadar
suskun ve sessizdir yüreğin
delikanlım 
nasıl yazsam şiirini senin?     
   
 

İşte bıraktın yalnızlığını, öfkeni, sevdalarını
hades'ler seni bekliyor diye korkma
sen de beklenen birisin melekler katında
kendini beklemelisin, beni beklemelisin
çık yeryüzüne, çiçek ol saksılarda, kırlarda
herkesin, ama illa ikimizin yüreği ile
sevdalanmalısın yeniden yaşamlara
delikanlım
nasıl bestelesem şarkını senin?
 

 
Doktorlar var kardeşim
bilimin en kuytu kıyılarında
bir ipekböceği gibi dut yaprağına
kalbimin çiçeğini dokumakta
... ve kalbimde sen olmalısın
yedi renkli gökkuşağı örneği
bereketini müjdelemelisin
yağmurlu günlerin
ikibin yılının onaltı eylülünde 
yeni doğmuş bir bebek gibi
gülümsemelisin dünyaya
delikanlım
nasıl söylesem türkülerini senin?


T. Ayhan ÇIKIN

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-10


KALBİM REHİNDİR SEVDAMA

        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Nevruz BALCI [2]


İnsanın kalbine dair sorular sormaya devam edelim.  Ödünç kalpten söz ettik ya…Vefasızlık etmeyelim. Ömrünü tamamlayan eski kalbe söylenecek söz mü kalmadı dilimizde? O kalbin yürek ve gönül hallerini; kahramanlıklarını, sevdalıklarını unutacak mıyız? Mümkün mü bu? Bir tercih yapılacaksa hangi duygumuza emanet etmeliyiz kalbimizi? Şair sevdalığı seçiyor, yani aşkı! Kalbini sevdaya rehin bırakıyor… Ve demek istiyor ki, “Ona iyi bak. Sakın kırılmasın. Bir gün mutlaka geri alacağım”.


KALBİM REHİNDİR SEVDANA

Al bu tohumları, ek o uzak topraklara
Yasla göğsünü dağlarına ülkemin
Çık gurbete, türküler yak hasretlere
Ve resmet kalbimi sevdana
Bilinmesin.




Bağırsam sessizlikleri yırtılır mı göklerin
Ay ışığında çoğalır mı sırrı menteşeli çobanın
Karanlıklar düştükçe  ovalara
Niye eksiliyor sesleri kuşların
Ve kaydet sesimi sesine
Silinmesin.




Gün ışıkları terk ederken uzak kıyıları
Göğsümde yıllanan o yürek acıları
Bir cemre düşüşü sularına nehirlerin
Bencik dağlarında, Cazkırlar’da
Teke kokulu keçi ağıllarında
Oğlak seslerine karışıyor eski sevdalarım
Unutulmasın.




Doğum tarihi yazılı mı kuzuların
Kağıdın, kalemin olmadığı dağ evlerinde
Tütün tarlalarında, buğday başaklarında
Dağ başlarında, sarnıç sularında
Çıplak ayaklı çocukluğun rehin mi kaldı
Sorulmasın.




Yıkılmış ağıllar, bozulmuş yaylaklar
Kaval sesleri yankılanmıyor koyaklarda
Horoz sesleri delip geçmiyor geceyi
Şavkıyan yüzün mü kayboldu çaylarda
Görülmesin.




Menteşeler’de, Beşparmak Dağlarında
Her akşam gurbete çıkarken gün ışığı
Saksılarda karanfilleri kurutan
Menteşoğlu Mehmet Bey’in Ferai’ye sevdası
Ay doğmadan düşerken ovaya
Durulmasın.


Kalbi kırık geceler getirdim sana
Çocukluğunu ıslatan yağmurları getirdim
Büyüt avuçlarında hasretlerini
Yıllarca sarıp sarmaladığın kalbimi getirdim
Kalbim rehindir sevdana
Kırılmasın.


T. Ayhan ÇIKIN

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video

https://www.facebook.com/photo.php?v=10150798627443856



[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-9


ÖDÜNÇ AŞK

        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Aslıhan ÜLKER [2]

Birçok dilde olduğu gibi Türkçede de kalp kelimesi kullanıldığında hemen akla aşk gelir.  Ancak Türkçe sevgi ve aşk ile ilgili kavramları adlandırmada çok zengin bir dildir. Örneğin dilimizde cesaret ile ilgili bir durumda yürek, aşk ile ilgili bir durumda gönül kelimesi kullanılır. Kalp ise daha çok bir organ adıdır. Bu nedenle insanın kalbi hem yürektir, hem gönül. Hem aşkı taşırız onda hem cesareti… Peki insan, başka birinin kalbini alırsa bir gün, aşkları da ödünç almış olur mu? Ödünç bir kalple yaşadığını söyleyen şair, bu soruya nasıl cevap verir acaba? 

ÖDÜNÇ AŞK
 
 
Bilmem adını
Ama tanırım seni
            Bir çığlıktır bakışın
Yeni açan kalbimin gülünde 
Karanlığımı ışıtan
 
 
Şarkıları göz yaşlarında  saklı
Ayışığında akan derenin
Acıma bir sevinç saplanır
Bir gece yarısında
Geçmişin tüm aşklarıyla yüreğim
Cerrahın  avuçlarında
 
 
Bakışları yüreğime saplı
Acılarımı gül rengi yapan
Karanfil kokan yaşmağın
Yalnızlığımda çoğullaşan
Bir barış tomurcuklanır
Bağdat bombardımanından
 
 
Geliyorum sana
Yaşamın öte yakasından
Yürüdü sonsuzluğa
 -İlk gençlik aşklarım -
Nerede?.. Nasıl ?.. Bilemem?..
Bir acı tramvayı belleğim
Kayboldu adın bile
Kayboldu seni seven kalbimle
 
 
Toplasam tüm çiçeklerini baharların
Tutmuyor yerini eski sevdaların
İki bin yılının onaltı eylülünde
Dolanıyorum yaşamın sisli bulutlarında
 "Aşkları da devralır mı"[3]
Ödünç kalple yaşayanlar ?
 
 
Saçların umut  mu dokuyor?
Mektupların aşk ?
Sevdan
Bir yelken midir ufuklarımda  hala ?
 
  
T. Ayhan ÇIKIN
(Mart 2003)  

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi
[3]  Yılmaz Erdoğan, Kayıp Şehrin Yakışıklısı


YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-8


AYÇA

        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Funda ÖNDER [2]

Aşksız şiirin yazılmadığını ve şiirsiz de yaşanmadığını söyleyen şair, uğruna şiirler söyleyecek bir güzel bulmuş olmalıdır. Bu öyle bir güzel olmalı ki şaire yeniden aşk şiirleri yazdırmalı. Belki de bu şiirler aşk üzerine söylenmiş son sözler olmalı ve sözden dönülmemeli… 
Öyle ya…Kalbin içinde saklanacak bir güzel, bir  “Ayça” (Cemile) olmadıkça insan neylesin o kalbi! 

A Y Ç A

Günışığı kadar güzelsin
Son örtüm kadar beyaz
Ayaklarım kadar çıplaksın
Ve karakış kadar ayaz




Bir dolunay kadar doğalsın
Kırılmış camlar kadar soğuk
Ve tarihin karanlığında kaybolmuş
Efsaneler kadar sözelsin




Bilinmezlikler kadar uzaksın
Günlerimin ürkekliğinde çakılı
Gecelerim kadar anlaşılmazsın
Gülüşlerinde bir son saklı




Sorgulamalıyım yeni kalbimi
Seviyorum seni dağlar kızı
Ve zindanlara uzanır ellerim
Cerrah dokundu yüreğime
Yüreğimde parmak izi

Dağlar kadar dumanlı başım
Kan kırmızısı dudakların dudaklarımda
Gezinir odalarda sessizliğin beyazı
Yataklar baştanbaşa sen dolu
Sendedir çarşafların son rüyası




Karanlıklardan doğan küskün ilişkiler
Sende arıyorum arzuların hücumunu
Varılmaz bulutlara soruyorum
Yarınların gölgesinde saklı son günü


Omuzlarda gideceğim son randevuya
Miskin bir kral gibi dolaşır ülkesini
Yiten kalbinin son rüyaları
Bulmalı yüreğinde aşkın kapısını




Derelerin kuş seslerinde gideceğim
Kalbimde gömülü bırak gülüşlerini
Ölüm denizinde bir gemi gibi
Kaldır gök maviliğine gözlerini




Ellerim, kollarım bağlı gideceğim
Düşlerinin denizinde yüzeceğim
Zindan karanlığında al öpücüklerini
Dondu dudaklarım, yakındır veda zamanı
Dönmeyeceğim.


T.Ayhan ÇIKIN

Ekim 2006

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi