19 Temmuz 2012 Perşembe

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-7


AŞKSIZ ŞİİR YAZILMIYOR

        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Seda ÇETİNKAYA [2]

Şair, kalp-aşk ve şiir üçgeni hakkındaki düşüncelerini ise manzum bir nesir örneğinde sonuca bağlıyor: “Aşksız şiir yazılmıyor!”

AŞKSIZ ŞİİR YAZILMIYOR…

“Bir yanda Beçin Kalesi
Bir yanda Milas ovası”[3]
Bir buluta binmiş geliyor
Yüreğimin orta yerinde
Bir  zeytinistan sevdası


*
15 Eylül 2000 gecesi…
 Gençliğimi, sevdalarımı ve pek çok dostlukları içinde taşıyan yüreğimi, hiç tanımadığım bir gencin yüreği ile değiştirdiler.
Yeni süreğimde neler var?
Ne gibi aşklar yaşadı ?
Bilmiyorum.
Yeni yüreğimle bazı gönül bağları kurmayı denedim. 
Başarılı olamadım.
Yüreğinizin genç olması teninizin genç olmasını sağlamıyor.
Yeni yüreğim 30 yaşında, tenim ise 60’ını aştı.


Nakil öncesi on yıl, nakil olalı yedi yıl oldu.
 İki kalp arasında 17 yıl gibi, insan yaşamının neredeyse  çeyrek ömrü yer alıyor.
 Bu savaşım ister istemez pek çok şeyinizi etkiliyor.
 Yaşam tarzınızı, dostluklarınızı, sevdalarınızı, vb…
 Sevdalarınız ancak kağıtlarda, şiirlerde yeşeriyor.
Birebir yaşayamadığınız pek çok tutkularınız ancak birer dize ile yaşam buluyor.

Yeni yüreğim güzel ufuklar açtı yaşamıma.
 Rüyalarım değişti.
Düşlerim yeni yüreğimin poyrazlarında savruluyor.
 Tenim ayni rüzgara ayak uydurabilir mi ?
Onu da bilmiyorum.


Rüyalarımdan birini “İki Kişilik Yaşam” adlı şiirimde yansıtmağa çalıştım.
 Nakil öncesi mi, yoksa sonrası mı gördüm, bilmiyorum.
 İki dünyanın arasında, her iki dünyadan insanların bulunduğu çok kalabalık ortamdayım.
 Birbirini tanımayan iki kişi öbür dünyanın kapısında karşılaşırlar.


Genç olanı yaşlısına :
-“ Benim beynim gitti. Artık bu yüreği kullanamayacağım. Alın, sizin olsun” der.
Yaşlı olanı yüreği alır ve bu dünyaya döner.
 Her ikisini tanıyan biri sorar:
-“Ne oldu orada ?”
-“Öbür dünyanın kapısında karşılaştık. O kalbini bana verdi.
 Ve ben döndüm.”

Adam :
-“Hadi oradan!..
  İki ölüden bir diri mi çıkar?”
 Buz gibi bir terle uyandım .
 Bu olayı şiire tam yansıtabildiğimi sanmıyorum.

Bu yılın başlarında “kalp nakli yapılanların ortalama ömrü” konusunda bir inceleme yaptım. 2-5 yıl olarak buldum.
Ben 7. yıl içine girmişim.
 Duygularımı “Ayça” adlı şiirimde yansıtmaya çalıştım .




Bunları niçin mi yazdım ?
Yeni kalbimle bire bir aşk yaşamadım.
Çünkü çok kırılganım.

Şiirlerim, çoğunlukla birebir yaşanmışlığın şiiridir.
 Yaşamım, iş hayatında da, aşk hayatında da dobra dobra olmuştur.
Sanırım bu bana bir kalbe patladı.
 Ancak, Nazım, doktorlarının tüm ısrarlarına karşın aşkı seçer.
Çünkü aşksız şiir yazılmıyor.
Ve şiirsiz de yaşanmıyor.


T. Ayhan ÇIKIN
23 Ekim 2007, Milas.

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video



[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi
[3] Nahit Ulvi Akgün

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-6


SİZ AŞK NEDİR BİLMEZSİNİZ

        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Emine ÇETİN [2]

Aşk…
İnsanın varlığı kadar eski bir duygu…
Kelime anlamıyla insanın özgürlüğünü kısıtlayan en eski “sarmaşık”!
En eski dost, ama belki de en kadim özgürlük düşmanı…
Ancak “Dertleri zevk edindim ben de neşe ne arar” şarkı sözünün yazarı insanoğlu, çağlardır bu “dertli zevki” anlamaya çabalamış. Böylece insan güzele kendince âşık olmuş. Aşık olmuş ya, ayrı bir dünyaya göçmüş. Giderken el sallamış arkasından gülenlere ve şöyle seslenmiş: Bakmayın bana öyle. “Siz aşk nedir bilmezsiniz” ki!

Siz Aşk Nedir Bilmezsiniz

Söz söylemeyin bana
aşktan yana
sırılsıklam olmuşum
bir çarık pabucumu satmışım pazarda
- siz bilmezsiniz-
ellerim dün yoktu- ya da vardı-
- görmediniz onu siz-
görmediniz balıkların nasıl seviştiğini
ne bileceksiniz aşkı siz
sevmeyi ne bileceksiniz
kelimelerde değildir ki sevmek
siz ölmediniz ki sevgiden
ayrılık nedir bilmezsiniz
-bilemezsiniz onu siz-



Daha dün bir.. bugün iki
pantolonu delik bir çocuktunuz sokak ortalarında
çiçeklerin nasıl bir aşkla seviştiğini bile görmediniz
ne bileceksiniz aşkı siz
yağmur yağmur yağmadınız
rüzgar rüzgar esmediniz
kar olup bir aşk gibi yapışmadınız
kristal olmadınız siz
-aşkı ne bilirsiniz-



Bakmayın böyle delilendiğime
sevmem dediğime bakmayın siz benim
ben boşaldıkça dolarım aşktan yana
demeyin öyle 'sevmiyorsunuz' diye
öyle hayin bakmayın bana
vurulmuşum rüzgarlardan
aşktan, sevgiden, yağmurdan
buluttan, yokluktan yana.



Siz bilemezsiniz beş kuruşsuzluğun ıstırabını
bilemezsiniz parasız gezmeyi
ve de en çok sevdiğinizi
sevmedim demeyi.



N'olur öyle hain bakmayın bana
yüreğim yok ki karşı koyayım
dağlarca yücelemem ben
sevgi.. aşk nedir diyemem
beş kuruşun yaptığını aldırmayın
kader bu.. parasız gelmişiz dünyaya
bu akşam yemeğim de yokmuş
aşkımı inkar etmişim ne çıkar
n'olur hayin demeyin bana
demeyin hayin bana.



Siz aşkı bilmezsiniz
yıllarca yağmur yağmur düşünmezsiniz sevmeyi
rüzgar rüzgar esmezsiniz
ıslanmazsınız kaldırımlarda benim gibi
siz.. siz benim gibi sessiz sevemezsiniz
sevemezsiniz...
siz..

T.Ayhan Çıkın
1965

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

18 Temmuz 2012 Çarşamba

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-5

ÇOBAN

        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Mehmet Sırrı SERTEL [2]


İnancımıza göre insan topraktan yaratıldı. Ve mayası toprak olan insan özgürce yaşayabilmek için binlerce yıldır toprak için mücadele veriyor. Tohum atıp mahsul biçiyor. Aynı toprağa kanını akıtıp buraya “vatan” diyor. Vatanında çobanlık yapıyor. Ve ayakları altındaki âlemi, yani toprak üstündeki tabiatı seyreyliyor. Ve, ‘Çoban’ın gördükleri kendi dilinden şöyle şiirleşiyor:   

ÇOBAN

bir yaz akşamında
çatalçam’dan/menteşelerin/
ondördünde bir güzel yükselir
izler güneşin
iğne uçlu yapraklarda
bıraktığı şarkıları.
orda ne kızaran bir nehirdir akşam
ne de incecik ses veren bir sazdır
sarnıç sularında oynaşan yıldızlar.
çatalçam’dan/menteşelerin/
ondördünde bir güzel gelir
oturur sularına sarnıcımın.


eylül mü bilmem /tütünler bitince tarlalarda/
hangi uysal bir rüzgârla sevişir keçiler?
okşar çiğ dolu yapraklarını ince uzun yeli sabahların
oğlaklamaya daha vakit var
deli sevişmelerle dolu günler.


mart sabahlarında tedirginleşir/yaylımında sürüler/
mavi bir tüldür gökçiçekler mayısta
nerede yere basan çarıklarımın son derisi?
ayaklarım sevişir kuru ve dikenli toprakla
veeeyy!..keçilerim veheeeyyy!..hahhh!.hahh!..


ah!..yarına yakmalıyım lambalarını gözlerimin
nerede çadır güllerim/boyutlarını ölçmüşlerdi/
/bilmem hangi okulda araştırmalar yapıyorlarmış/
gün bitti/nerde çadır güllerim/
çiçeklenmedi bahar daha
çiçeklenmedi basma entarisi karımın.


dokudum çadırımı yazdan
/bilmem ne der keçilerim/
kaçmadı daha
kaçmadı ayazlanmamış dağlara.

asmalı bu oğlağı
kınalı kekliğini uçurdu avcıların
kim gönderdi bu yabancıyı
kim gönderdi dağlarıma
ASMALI BU OĞLAĞI ASMALI.


T. Ayhan ÇIKIN
/1970/

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-4


ELLERİM


        Açıklama : Mustafa Karataş[1]
        Şiiri yorumlayan : Emine  ÇETİN [2]

İnsanın özgürlük mücadelesinin en önemli simgesidir, eller. Ellerin içindeki çizgiler ise geleceğimizi işaret eder, yaşam yolumuzu gösterir diyor, falcılar. Oysa, eller insanın hemen hemen bütün yaptıklarının vebalini, izlerini taşıyan bir organ olarak insanın geleceği hakkında bilgi vermekten çok, geçmişi hakkında bilgi vermezler mi?
Sevgilinin “narçiçeğini ezen” ellerine ya da yüzüne dokunarak sıcaklığını kalbimize taşımak, saçlarını okşamak; sırt sıvazlamak, tokalaşmak ellerin bize bıraktığı güzel anılardır. Bunlar güzel olduklarından olsa gerek, ellerimizde iz bırakmazlar! Oysa eller, insanın yaşamla mücadelesinin her anının çizgiler halinde kaydını tutar. Toprakla oynayan, mahsulü toplayan, soğukta çatlayan, sıcakta yanan, sopayla dövülen, pıtrakların parçaladığı, bıçakların kestiği hep ellerdir. Bu nedenle, eller geçmişin derin izlerini taşıyan anı defterleridir.
Ellerimize baktığımızda yalnızca doğuştan gelen birtakım çizgileri görmeyiz. O çizgileri daha nice çizgiler izler. Kim bilir, belki de doğuştan elimizde bu dünyaya kazandırdığımız çizgiler insanlığın alın yazısıdır!
T. Ayhan Çıkın, ‘Ellerim’ başlıklı şiirinde de işte bu anı defterlerine methiye düzer:

ELLERİM

Bu gece
     /deli bir kısrak gibi
     oynuyorsun içimde
     gözlerime takılmış
     yemyeşil bir özgürlük denizine
     koşuyorsun dolu dizgin
     bir fırtınanın ardından
     yağmurların yıkadığı bir güneş gibi
     doluyorsun içime
                           /ellerim/
                          kocaman bir kürek gibi
                                         en büyük incidir
                                            midye kabuğunda
                                                             /ellerim/
                                  destanını yazmak isterim

                                                                                                              senin/

 

  Ellerim
             /elmayı
                       arpayı
                              inciri
                                 üzümü/
ve her akşam
gün batımlarına doğru
dumanlarını kederlerimi yüklediğim
                                               /tütünü/

                                     üreten ellerim/.

 

 

Ellerim
     /körüğü çekip eriten demiri
     şekillendiren örslerde tüm üretimi
     uzanır milyonlarca yapraklarında ağacın
                         ipek bir halı gibi
     ören barışın güvercin kanatlarını
     ve bunca savaşın kahramanı ellerim

             yazmak isterim destanını senin./

 

  Bu gece
         /bir isyan bayrağı gibi
          tutuşuyorsun içimde
          yüzyıllar öncesini avuçlayan ellerim
                                                      bu gece
           beynimin içinde hora tepen
                        körüklerdeki demir gibi
                                    güneş yapraklarımda
                                            morarıyor gitgide/

                                        T.Ayhan ÇIKIN
 (Zaman Çiçeği,2000,İzmir,s.21)


Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video





[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-3

YÜRÜYÜŞ

Açıklama : Mustafa Karataş[1]
Şiiri yorumlayan : Mehmet Sırrı SERTEL[2]

Özgürlük mücadele ister, güç ister; koşmak, yorulmak, işlemek, çalışmak ve yürümek ister. Kısaca özgürlük emek ister, uğruna yeri gelir savaş ister. İnsan, binlerce yıldır özgürlük uğruna durmamacasına yürümektedir. Ve şair, “gün doğana dek yürünecektir” derken insanın özgürlük mücadelesinin süresini belirler. “Yürüyüş” şiiri, geçmişten geleceğe bir nasihattir

YÜRÜYÜŞ

akşamdan hazırla azığını
en güzel yolculuğu başlıyor umutların
bir dilim ekmeği özgürce yiyebilmek için
özgürce yazabilmek
özgürce konuşabilmek için
akşamdan hazırla azığını
en yüce kavgayı verebilmek için
denize açıldı teknelerimiz.

sabahı da düşüneceksin çocuğum
sabaha da acıkır karınlar
tok olmalı savaş için
güçlü olmalı ellerimiz
ekmeğe uzanmak için.

bir çiçek ağacıdır tutkular
“en güzel günler için savaşa döllenen”
ince yağmur bulutlarını
bir at gibi koşturan rüzgarla
açıldı kan kusan denizlere
barış kanatlı yelkenler
dudakları ekmek türkülü balıkçılarla.

yarını da düşüneceksin çocuğum
yarına da acıkır karınlar
tok olmalı barış için
güçlü olmalı ayaklarımız
barışa koşmak için.

akşamdan hazırla azığını
gün doğana dek yürüyeceksin
uzakta beyaz kanatlı yelkenlerini göreceksin denizin
beyaz kanatlı martılar uçacak rüzgarda
kutsal bir emirdir bu
gün doğana dek yürünecektir
belki yorulacaksın belki ayakların patlayacak
dikenlidir pıtraklıdır
işlenmeyen tarla
işleyeceğiz yarına.

seneyi de düşüneceksin çocuğum
çocuklarını yarının insanlarını
düşün ki insanlarla yaşanır bu dünya
en yüce ve en kutsal yaratıktır insan
yarını da düşüneceksin çocuğum
savaşsız, kinsiz insanların doğuşunu
muştulamak için bugünden
azığını akşamdan hazırla çocuğum
karınlarımız tok olarak çıkmalıyız yarışa
savaşlarla savaşarak varacağız barışa.
T. Ayhan ÇIKIN
/1972/

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-2

ÖZGÜRLÜĞÜN ELLERİ
Açıklama : Mustafa Karataş[1]
Şiiri yorumlayan : Kerem Giray  GÖKTEPE[2]

Bu dört dönemde yazılan şiirlerinde şair, insana dair ve özellikle de yaşam ve barışa dair her konuyu şiirlerinde işlemiştir. Bunların başında özgürlük gelmektedir.
Namık Kemal’in Hürriyet Kasidesi’nde özgürlüğü gizemli bir güzele benzetmesi sıradan bir benzetme değildir. İnsan var olduğu günden beri özgürlüğün peşinden koşmuş, bu uğurda nice savaşlar yapılmış, canlar verilmiştir. Destanlar devrinden modern çağlara kadar insanlık daima özgürlük mücadelesi vermiştir. Örneğin, Türk mitolojisindeki Ergenekon Destanı Türk tarihinin bilinen en eski özgürlük mücadelesidir. Ayrıca, Yunan mitolojisinde Promete, Tanrı Zeus’a kafa tutmuş, karşı çıkmış ve sonunda insanoğlunu yaratarak onlara ateşi (özgür düşünceyi, bilimi, uygarlığı) vererek bu düzeni değiştirmeyi başarmış bir kahramandır.
Şair T. Ayhan Çıkın, ‘Özgürlüğün Elleri’ şiirinde bu mücadeleye methiye sunarak bir özgürlük kasidesi kaleme almıştır:

ÖZGÜRLÜĞÜN ELLERİ

Yaşamak
nasırlaşmış avuçlarımda bir umut
yaşamak
gözlerime dolmuş
kızıl bir güneşin gölgesinde
ateşe kesmiş bir bulut

bulutta yaşamak
yaşamakta bulut
gözlerimden düşen bakışlarımdan
ha yağdı
ha yağacak
yaşamak.

 Bir prometeyim
en büyük fırtınalara gebe
elimde meşalem güneşten
tüm tanrılara karşıyım
ve yüceyim hepsinden.


Aydınlık bir çağa doğru uzanmış adımlarım
parmaklarım
parmaklarım ciğerlerimde

yarınlar kimselerin değil
/hep benim/
benim çıramla aydınlanacak gelecek
bugün değilse de yarın
bütün zeüsler ölecek.

Bir prometeyim yirminci yüzyılda
zincire vurulmuşum
ekmeğimle, işimle
soylu bütün düşlere
/ağlayan bebeğimi/
emzirmekten sıska düşmüş eşim
toprağım ekmeğim
özgürlüğüm ellerimde
özgürlüğüm aşım.

ve beni kırılmaz zincirler gibi bağlayan
/ i ş i m/
elveda . . .


Yüceyim ben tüm tanrılardan
benim çıramla aydınlanacak gelecek
bugün değilse de yarın
bütün korkularıyla
zeusler ölecek.
T. Ayhan ÇIKIN
/1971/

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı
[2] MSKÜ. Milas SK Meslek Yüksekokulu öğrencisi

YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN-1


YAŞAMLA BARIŞIN ŞAİRİ : T. AYHAN ÇIKIN[1]
                                                         
                                        Mustafa KARATAŞ[2]

        SUNU

Saygıdeğer Misafirler, Değerli Hocalarım, Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım ve basınımızın kıymetli mensupları;
Sayın Hocam Prof. Dr. T. Ayhan Çıkın’ın edebî kişiliği ve şairliğinden söz etmek ve bazı şiirlerini dinletmek üzere düzenlediğimiz etkinliğe hoş geldiniz. Hamdi Topçu Bey ve Atila ER Bey’in konuşmaları T. Ayhan ÇIKIN’ın edebî kişiliği hakkında idi. Biz de konuşmamızda, Hocamın şiirlerinde kuvvetle vurgulanan ve tekrar eden konulara dikkat çekecek ve müzik eşliğinde öğrencilerimizin dilinden bu şiirleri sizlere dinletmek istiyoruz. 
On binlerce yıldır bu dünyanın sakini olan insan, var olduğundan beri 5 duyu organı vasıtasıyla çevresini saran dünyayı anlamaya çalışmıştır. Bu anlama çabasıyla birlikte insan, kendini ifade etme ihtiyacı hissetmiş ve anladıklarını, gördüklerini, hissettiklerini çeşitli sesler, çizgiler, renkler vb. unsurlarla diğer insanlara aktarmaya çalışmışlardır. Bu ifade çabası insanın temel iletişim vasıtası olan dili ortaya çıkarmıştır. Ancak insanın, duygu ve düşüncelerini ifade edebilmenin daha güzel bir yolunu arama mücadelesi sanatı ortaya çıkarmıştır; çünkü sanat, güzeli bulma telaşı, en güzeli bulduğunu sanma yanılgısı ve daha güzeli yeniden arama mücadelesidir. Dolayısıyla, varlığını sözle gerçekleştiren insan, sözünün daha güzelini bulmaya çalışarak şiir sanatını ortaya çıkarmıştır. İşte bu nedenle şiir, daha güzeli arama çabasında olan insanın en kadim ifade biçimidir.   
Sayın Hocam T. Ayhan Çıkın, Kemalettin Kamu’nun, “Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına!” mısrasında ifade ettiği gibi, gerek bilim alanında yaptığı çalışmalarla gerekse 1960’ların ikinci yarısında başladığı şiir serüveninde aklını da gönlünü de toprağın ve emeğin hizmetine sunmuş bir düşünürdür.
T.Ayhan Çıkın’ın; Zaman Çiçeği, Ortak Kalpler Türküsü ve Başka Yürek adlı kitaplarında topladığı şiirlerini; zaman açısından dört dönemde değerlendirmek mümkündür:
1.Gençlik Dönemi Şiirleri (1960’lı Yıllar)
2.Olgunluk Dönemi Şiirleri (1970-1980’li Yıllar)
3. Hastalık Dönemi Şiirleri (90’lı Yıllar)
4.  Nakil Sonrası Yeniden Doğuş Şiirleri (2000’li Yıllar)

Özellikle hastalık döneminde bir öğrencisi ile kızının ortak çabasıyla yayımlanan Zaman Çiçeği kitabı onun için çok büyük bir moral olmuştur. Şiirleri okudukça bu satırların yaşamla ne kadar iç içe olduğunu fark etmiştir. Şiirler kendisine yeniden bir yaşam heyecanı ve direnci vermiştir. Bu süreci şu cümleyle anlatır: “Tanrı, yaşamak isteyeni ödüllendirir diye düşünüyordum.”
*
T. Ayhan ÇIKIN’ın Kısa Özgeçmişi
1946, Muğla doğumlu. Şiir ve edebi yazılarında çoğunlukla T. Ayhan ÇIKIN imzasını kullandı. 1970’lerde Tuğhan Ayhan, Ayhan Günhan, Âşık Köylü takma adlarıyla da yazı ve şiirleri yayınlandı. Yatağan Cazkırlar Köyü İlkokulu (1956), Yatağan Ortaokulu (1959), Aydın Lisesi (1962), Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi (1967) mezunu. 1967’de ziraat yüksek mühendisi olarak Uşak Tarım İl Müdürlüğünde 6 ay görev yaptı.  1968’de asistan olarak girdiği E.Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünde doktora (1974), doçentlik (1980) ve profesörlük(1988) unvanlarını aldı.
1978-1979 arası Paris’te mesleki çalışmalarda bulundu. Bir süre 19 Mayıs Üniversitesi ve Cumhuriyet Üniversitesi’nde görev yaparak (1984-1985) eski görev yerine döndü. Burada Bölüm Başkan Yardımcılığı, Tarım Politikası ve Yayım Anabilim Dalı başkanlığı ve Kooperatifçilik bilim dalı başkanlığı görevlerinde bulundu.  1999 yılında emekli oldu. Emekli olduktan sonra İzmir - Bornova’ya yerleşerek tüm zamanını çiftçilik ve edebiyat çalışmalarına ayırdı. 16 Eylül 2000’de geçirdiği kalp nakli ameliyatı biyolojik hayatı kadar sanat ve düşünce hayatını da etkiledi. 2007’de Muğla Üniversitesi’nde görev aldı. Yüksek okul müdürlüğü, dekanlık, üniversite senato ve yönetim kurulu üyelikleri görevlerinde bulundu. Kasım 2010’da Türkiye’deki tüm GSF Resim Bölümü öğretim elemanlarının eserlerinden oluşan “Büyük Buluşma” sergisinin organizatörlüğünü yaptı.  Mesleki alanda, 18’i kitap olmak üzere 100’den fazla yayında imzası var. 100 civarında ulusal ve uluslarası bilimsel toplantılara bildirili olarak katıldı. Pek çok mesleki dergilerde danışmanlık ve hakemlik yaptı. 1968’de Ege Telgraf şiir ikincilik ödülünü, 1994’de Türkiye Tütün Eksperleri Derneği  ödülünü, 1995’de “Fransız Tarım ve Gıda Kalite Plaketi” ödülünü, 2002’de  Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Kooperatifçilik iletişim ödülünü aldı.Son yıllarda yazılarını ve şiirlerini  internette  “http://www.elelebizbize.com”, http://www.mylasa.net ,vb.. sitelerinde kendisine  ayrılan sayfada yayımlamaktadır.
Şiir kitapları : Zaman Çiçeği (2000), Ortak Kalpler Türküsü (2005), Başka Yürek (baskıya hazır).
*
T. Ayhan ÇIKIN, bir şiirinde kendisini şöyle anlatmaktadır:
T. AYHAN ÇIKIN
“Tamuda çoğullaşır mı kimsesiz gönüller ?”
§   
Açılır Menteşe’lerde binlerce tomurcuk
Yaşlı bir çam ağacına tüneyen yorgunluk
Hayata yeniden başlatan özgün soyluluk
Ağaçlardan dökülürken göçmen mevsimler
Ne güzeldir yeniden yaşama soyunmuşluk

Çıkıp seyran eyler Bencik Dağları’na
Işıklarla  donatır Reisköy  damlarına
Köyün gökyüzüne uzanan çamlarına
Islak bulutlar süslerken dorukları
Nasıl da koşar sevdanın kollarına

T. Ayhan ÇIKIN
7-8 Şubat 2012

Yaşamla Barışın şairi : video
http://blog.milliyet.com.tr/milas-yuksekokulu-nda-ustaya-saygi-profdr-ayhan-cikin-in-siirleriyle/Galeri/?GaleriNo=20937&Page=6

Yaşamla barışın şairi : T. Ayhan ÇIKIN- video




[1] Bu yazı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Milas Sıtkı Koçman Meslek Yüksekokulu tarafından 27 Nisan 2012 tarihinde düzenlenen “Yaşamla Barışın Şairi : T. Ayhan ÇIKIN” adlı etkinliği gerçekleştiren Okt. Mustafa KARAKAŞ’ın sunum konuşmasıdır.

[2] Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türkçe Okutmanı (Resim İçin : http://blog.milliyet.com.tr/milas-yuksekokulu-nda-ustaya-saygi-profdr-ayhan-cikin-in-siirleriyle/Galeri/?GaleriNo=20937&Page=6)